ANASAYFA‹‹
KÜTÜPHANE‹‹


ANKET
Doğum kontrolü yönteminiz hangisi? 
 Spiral
 Hormon implant veya enjeksiyonu
 Prezervatif
 Hap
 Geri çekme
 Doğal metotlar
  
 
Cinsel İşlev Bozuklukları
 

Sağlık “fiziksel, ruhsal ve sosyal açıdan iyi olma hali” olarak tanımlanır. Bu unsurlardan biririnin aksaması halinde diğerleri de etkilenecek ve yaşamı mutlu bir şekilde sürdürebilmek olanaksız hale gelecektir. Cinsel sağlık özellikle, bu unsurların hepsini geniş bir şekilde kapsar. Cinsellik her toplumda sosyal değerlerin, yargıların ve inançların da etkisi altındadır. Bu nedenle gerek erkeklerimiz gerekse kadınlarımız cinsel sağlıkları ile ilgili bir sorun yaşadıklarında bunu açığa vurmaktan, doktora gitmekten çekinirler. Oysa özellikle toplumumuzda her yaşta kadın ve erkekte bu sorunlar çok yaygın olarak bulunmaktadır.

Cinsel sorunlar nelerdir?
Cinsel sorunlar kadın ya da erkek bir bireyin ya da çiftin sağlıklı ve doyurucu bir cinsel yaşam kurmalarını ve sürdürmelerini engelleyen tıbbi, psikolojik, sosyal ve kültürel tüm sorunları içerir. Bunlar cinsellikle ilgili korku ve kaygılar, utanma, suçluluk ve günahkârlık duyguları, cinsel isteksizlik ve soğukluk, cinsel birleşme kuramama, cinsel birleşme sırasında ağrı yada kasılma, erkeklerde sertleşme güçlüğü, erken boşalma ya da boşalmada güçlülük, kadınlarda uyarılamama ya da orgazm olamama, ayrıca masturbasyon, eşcinsellik vb. Konulardaki çeşitli takıntı ya da korkulardan oluşmaktadır. Ayrıca eşler arası cinsel uyum, anlayış ve yaklaşım farklılıkları ile ilişkiden kaynaklanan çeşitli cinsel sorunları da bunlara eklemek gerekir.

Erkeklerde cinsel işlev bozukluklarının görülme sıklığı nedir?
Erkeklerde en sık görülen cinsel işlev bozuklukluğu ereksiyon (sertleşme) ile ilgilidir. Bütün dünyada yapılan çalışmalarda 40-70 yaş arası erkeklerin yaklaşık %55’inde hafif,orta ve ağır derecede ereksiyon bozuklukları bulunmaktadır. Erişkin erkeklerin  %15’inde, 50 yaş üzeri erkeklerin %30’unda cinsel istek kaybı görülmektedir. Erkeklerin %30’unda erken boşalma görülmektedir. %10 erkekte aralıklı olarak boşalamama veya geç boşalma olmaktadır.

Kadınlarda cinsel işlev bozukluklarının görülme sıklığı nedir?
Kadınlarda cinsel isteksizlik ve orgazm olamama ya da orgazm olmada güçlük yaşama en sık rastlanan sorunlardır. Benzeri oranlar kadınlar için de geçerlidir. Kadınların en az üçte biri yaşamları boyunca hemen hemen hiç cinsel istek duymadıklarından  yakınmakta, yine %30-50’si orgazm güçlükleri yaşadıklarını belirmektedirler. Üçüncü sırada ise tıpta “vajinismus” denen, kadınlarda cinsel organın girişindeki kasların cinsel birleşme korkusu ile psikolojik nedenlerle kasılması ile cinsel birleşmenin gerçekleşememesi diye kısaca tanımlayabileceğimiz bir sorun bulunmaktadır.

Cinsel işlev bozukluklarının nedenleri nedir? 
Nedenler organik damar hastalığı, hipertansiyon, şeker vs. gibi fiziksel bir hastalığa bağlı olabileceği gibi psikojenik nedenlere de bağlı olabilirler. Ancak genellikle ortaya çıkan sorunda her zaman saf bir sınıflama da yapılamaz. Her hastada her iki hastalık grubundan bir neden birlikte oluşmaktadır.

Cinsel işlev bozuklukluğu olduğunda nereye baş vurulmalıdır?
Cinsellik hem kadın hem de erkekleri ilgilendirdiği gibi, hem bedensel hem de psikolojik boyutları içermektedir. Bu nedenle değerlendirmelerin bazen tek bir uzmanlık dalı tarafından yapılması yeterli olmayabilir. Bugün modern tıp uygulamalarında bu sorunlar, içinde ürolog, pikiyatrist ve kadın doğum uzmanının olduğu uzman ekiplerce çözülmektedir.

Tedavide izlenecek yol nasıl belirlenmelidir?
İlk değerlendirmede sorunun psikolojik veya fiziksel olup olmadığına bakılır. İlgili uzmanlaraca gerekli konsültasyonlar yapılarak, gerekli tanı yöntemleri uygulanır ve tedaviye beşlanır. Tedavi yöntemleri arasında ilaç tedavileri, psikolojik tedaviler, cinsel tedaviler, cinsel terapiler ve ameliyatlar sayılabilir.

Çiftlerin birlikte değerlendirilmeleri ve tedavileri yararlımıdır?
İlişkileri iyi olan, aralarında sevgi ve güven bulunan çiftlerde cinsel sorunların tedavisi daha kolay ve çabuk olmaktadır. Ancak bekar yada düzenli bir ilişkisi olmayan kişilere yönelik tedavi programları da vardır.

Tedavinin etkinliği nelerdir?
Sabırlı ve düzenli tedavilerde cinsel işlev bozukluklarının büyük çoğunluğuna çare bulunabilmekte ve gerek bireyler gerekse çiftler bu sorunu belli oranlarda aşarak daha sağlıklı ve mutlu bir yaşama başlayabilmektedirler. Cinsel sorunların bir “kader” olmadığı, bu alanda uzmanlaşmış merkezlere başvurulduğunda sonucun bile çok zaman yüz güldürücü  olacağı bilinmelidir. Kişiler ya da çiftler hekime baş vurmaktan çekinmemelidirler.

Tedavi edilmezse ne olur?
Cinsel sorunlar çoğu zaman hem erkek, hem de kadınlarda önemli bir ruhsal travma etkeni olabilmektedir. Çözüm sağlanamazsa mutsuzluk, karamsarlık, yaşamdan zevk alamama, kendini değersiz hissetme gibi ek sorunlara yol açarak durum daha karmaşık bir hal alır. Ayrıca kişinin günlük yaşamı ve başta eş ilişkisi olmak üzere kişilerarası ilişkileri bozulabilir.  


Acıbadem Sağlık Grubu



  
>> SAYFA BAŞINA DÖN <<