ANASAYFA‹‹
KÜTÜPHANE‹‹


ANKET
Doğum kontrolü yönteminiz hangisi? 
 Spiral
 Hormon implant veya enjeksiyonu
 Prezervatif
 Hap
 Geri çekme
 Doğal metotlar
  
 
Cinsel İsteksizlik
 
İsteksizliğin cinselliği tamamen etkilemesi nadirdir. Daha sık olarak istekte azalma olur. İsteksizlik belli bir eşe veya sevişme şekline karşı oluşur. Sevişmeden kaçınma özellikle diğer eşin arzu ve talepleri olduğunda çoğalır. Kadınlarda daha çok pasif direnme ve iğrenme görülürken, erkeklerde başarısızlık korkusu nedeniyle cinselliğe uzak durma daha çoktur. Klinik başvurularda cinsel isteksizlik kadınlarda erkeklerden daha fazladır. Genellikle çiftler arasındaki sorunları yansıtır. Bazı kadınların kendiliğinden cinselliğe ilgileri yoktur fakat eşlerinin yaklaşımına fizyolojik bile olsa yanıt verir, uyarılır ve orgazm olurlar. Kadınlarda aşk cinsel isteği artıran bir etkendir.

Kadınlarda olduğu gibi bütün erkeklerde de bazen cinsel ilgi kaybı olabilir. Fakat özellikle bu nedenle erkeğin yardım araması nadirdir. Bunun bir nedeni, cinsel ilginin azalmasının sıklıkla ereksiyon güçlüğü veya başarısızlık korkusuna yol açması ve bu nedenle yardım aramasıdır. Erkekte baştan beri cinsel ilgisizlik olduğunda bir organik neden olup olmadığı dikkatlice araştırılır. Ancak depresyon ve fiziksel hastalıklar önemli olduğu gibi eşle olan genel ilişki bozukluğunda da rolü vardır.

Cinsel ilgi düzeyi değerlendirilirken, sadece eşe olan cinsel ilgi değil, aynı zamanda kendiliğinden cinsel fantezi sıklığı, mastürbasyon sıklığı, başka erkek veya kadınların çekici bulunup bulunmadığı dikkate alınır.

Erkekte sertleşme güçlüğü, penisteki ereksiyon süre ve gücünün cinsel ilişki için yeterli olmaması halidir. Çoğu erkekte işlev bozukluğu daha çok cinsel birleşme sırasında ortaya çıkar. Mastürbasyon veya ön sevişme sırasında sertleşme zorluğu daha azdır. Sertleşme tepkisi psikolojik etkenlere çok duyarlıdır. Özellikle, endişe, fiziksel hastalıklar, ilaçların yan etkisi ve alkol önemli etkenlerdir. Bazı erkekler sönük bir penisle de boşalırlar. Bunlar zayıf hissedilen orgazmlardır ve doyurucu değildir.

Kliniğe “cinsel soğukluk” yakınmasıyla başvuran kadınlarda bu soğukluğun “soğuma” veya “ısınamama” olduğu görülmektedir. Hiç uyarılamama nadir bir sorundur. Uzun evlilik yıllarına rağmen henüz cinsel birleşmenin olmaması çiftler için çok önemli bir sorundur. Klinik başvurularda bu sorun birinci sıradadır. Tamamlanmamış evlilik de diyebileceğimiz bu durumda erkekte giriş halinde sertleşmenin olmaması veya kaybı, kadında ise cinsel birleşmeye yeltenildiğinin her seferinde vajina kaslarının istemsiz kasılmasıdır. Vajinismus dediğimiz bu durum çifte vajinanın kilitlenmesi, penisin duvara çarpması, hatta yerini bulamama gibi duygular yaşatır.

Cinsel birleşmenin çok acı vereceği beklentisi tabloya hakimdir. Anotomik olarak vajinismik kadınların genitalleri normaldir. Fakat her giriş hamlesinde vajinal kaslar o kadar çok kasılır ki, cinsel ilişki olanaksızlaşır. Her cinsel birleşme girişimi kadında yoğun endişe, sıkıntı, ağlama ve korku uyandırır, kadın paniğe benzer bir tepki verir. Ancak “giriş tehlikesi” durduğunda yatışma olur. Erkeğin pasif davranışı, sabırlı ve anlayışlı olarak yorumlanır, genelde evlilik sorunu çıkmaz. Ancak kadının yoğun suçluluk ve minettarlık duyguları dikkat çekicidir. Çiftin aktif olarak tedaviye katılması, durumunda düzelme kısa zamanda gerçekleşir. Vajinismusu olan kadınların genelde cinsel uyarılma ve orgazm sorunu yoktur. Evlilik ilişkisi değişebilir, fakat çoğu zaman mutlu bir beraberlik tablosu sunularak tek mutsuzluk nedeninin birleşememe olduğu belirtilir. Yine kadının çocuk sahibi olma isteği öne çıktığında tedaviden yaralanma daha hızlı olur.

Kadınlarda diğer bir sorun da cinsel birleşmenin ağrılı olmasıdır. Ağrılı cinsel birleşmede ağrı duyulacağı beklentisi uyarılması yarıda keser, vajinadaki kuruluk acıya neden olur ve giderek sevişmeden kaçınma alışkanlık haline gelir. Bu sorunda genellikle çiftin ilişkisindeki çatışmalar veya kadının menopozda olmasının rolü vardır.

Prof. Dr. Arşalayus Kayır
İstanbul Üniversittesi İstanbul Tıp Fakültesi
Psikiyatri Ana Bilim Dalı, Psikonevroz ve Psikoterapi Birimi



  
>> SAYFA BAŞINA DÖN <<