ANASAYFA‹‹
KÜTÜPHANE‹‹


ANKET
Doğum kontrolü yönteminiz hangisi? 
 Spiral
 Hormon implant veya enjeksiyonu
 Prezervatif
 Hap
 Geri çekme
 Doğal metotlar
  
 
Geçmişteki Evlilikler Başarılı, Günümüz Evlilikleri Başarısız mı?
 

‘Evlilikte başarı’ ile ilgili geçmiş dönemler ve günümüz kıyaslandığında, çoğunlukla geçmiş dönemde evliliklerin daha başarılı olduğu çünkü günümüze göre boşanmaların daha az olduğu ifade edilmektedir. Irvin Yalom geçmiş dönem ve günümüzdeki evlilik istikrarını şöyle yorumlar: Sanayi devriminden önce boşanma kesinlikle yasakken, eşler arasındaki duygusal bağlar sağlam değildi. Eşler, genel olarak tek cinsli ayrı dünyalarda bulunmaya eğilimliydi. Evlilik memnuniyetinin düşük olması, onların birbirlerinden beklentilerinin de düşük olmasıyla dengeleniyordu, böylece aile istikrarı sağlanıyordu.

Evlilikte başarı ‘kurulan bir kurumun devam etmesi’ anlamına geliyorsa geçmişte kurulan evlilikler elbette daha başarılıdır. Fakat evlilikte başarı, ‘evlilik doyumu, kişisel tatmin duygusu, mutluluk düzeyi ve sonuç olarak psikolojik iyilik durumu’ ise bugünün artmış evlilik beklentilerini geleneksel anlayıştaki evlilikler karşılayamayacaktır.

Dolayısı ile yaygınlaşan boşanma anlayışı ile birlikte evliliklerde istikrarın sağlanması oldukça zor görünmektedir. Kişiler karşılanmayan beklentiler durumunda genellikle kendilerini acı çekme, kötü hissetme, zorunluluklara, gönülsüzlüğe, mutsuzluğa hapsetmek yerine, evlilik ilişkilerinin tatmin edici olması için gerekli çabaları harcayıp başarılı olamıyorlarsa, kendilerini daha iyi hissetmek, yaşamda daha sağlıklı ve üretken olmak adına boşanmayı tercih etmektedirler. Lakin yüzyıllardır insanlar ilişkilerden yakınsa da yine de yeni bir ilişkiye yönelmekte, boşandıysa gelecekte tekrardan evlenmeyi düşünmektedir. Bunların hepsi insanların bir bağlanmaya ihtiyaç duyduğunun bir göstergesidir. Boşanma tabii ki bir seçenektir. Değerlendirilebilir fakat bir sonraki ilişkinizde benzer sorunları yaşamayacağınızı garanti etmez. Bizim aile terapisti deneyimlerimizde, çiftler benzer döngülerini boşanma sonrası yeni ilişkilerinde de tekrar ettiği yönünde. Tavsiyem bu tür sorunlarla karşılaştığınızda evlilik danışmanı ile ilişkinizdeki bu negatif iletişim döngünüz üzerine çalışmanız.

Geçmiş dönemde kurulan evliliklerde ilişki doyumunun yüksek olduğu ilişkiler ve bugün devam etmesine rağmen ilişki doyumunun yaşanamadığı ilişkiler ya da boşamadan sonra daha ciddi kişisel sorunlarla karşılaşıldığı durumlar ise oldukça fazladır.

Çeşitli kişisel eksikliklerden, duygu varlığı gözetilmeden cinsellik ve maddi ihtiyaçların karşılanması için, sosyal baskıdan, sosyal statüye ve güvenliğe ulaşma kaygısı taşınmadan, duygunun ve buna bağlı olarak paylaşma ihtiyacı ile kurulan evliliklerin daha doyurucu olması beklenmektedir. Paylaşma ihtiyacı olan birey diğer psikolojik sorunlarını halletmiş, yetişkin bir birey olarak hayatına devam eden kişisel gelişime açık biridir. Eksiklik ve kendisine güvensizlik hissini asgari seviyeye çekmiş hayatı tek başına göğüsleyebilen, kendi başına hayatını devam ettirebilecek sosyal-psikolojik gelişimini sağlamış sorumluluk alabilen kişilerdir ve ilişkilerinde paylaşımı isterler. Paylaşım olan ilişkilerde ayrılıklara, boşanmalara, mutsuzluklara yer yoktur.

Sevgiyle kalın…
 
Uzm. Psk. Dan. Eyüp SARI
Çift ve Evlilik Terapisti

"Uzm. Psk. Dan. Eyüp SARI'nın Diğer Yazıları İçin Tıklayın"



  
>> SAYFA BAŞINA DÖN <<