ANASAYFA‹‹
KÜTÜPHANE‹‹


ANKET
Hangi Diyeti Uyguluyorsunuz? 
 Dr. Atkins Diyeti
 İsveç Diyeti
 Alman Diyeti
 Prenses Diyeti
 Çin Diyeti
 Karbonhidrat Diyeti
 Akdeniz Diyeti
  
 
Hatalı Diyetin 'Diyet'ini Ödemeyin
 

Şişmanlık Nedir?
Dünya Sağlık Örgütü’nün sağlık raporunda şişmanlık, “vücutta fazla miktarda yağ birikmesi sonucu ortaya çıkan ve mutlaka tedavi edilmesi gereken bir sağlık sorunu” olarak tanımlanmaktadır. Tek başına olduğu gibi komplikasyonları ile de yaşam süresini kısaltan ve yaşam kalitesini düşüren kronik bir hastalıktır. Komplikasyonları arasında ilk akla gelenler: Kalp - damar hastalıkları, hipertansiyon, şeker hastalığı, solunum rahatsızlıkları, bazı kanser türleri, safra kesesi hastalıkları, karaciğer yağlanması, eklem hastalıkları, adet düzensizlikleri, kısırlık... şeklinde sıralanabilir.

Çağımızın bu önemli sağlık sorununu çözmek için ne yapılmalıdır?
Her gün gazete, dergi, televizyon gibi kitle iletişim araçlarında onlarca “şok diyetler” ile karşılaşılmaktadır. Genel ilkeleri benzer olmakla birlikte, diyet mutlaka “kişiye özel” olarak hazırlanmalıdır. Çünkü herkesin metabolizması birbirinden farklıdır, tıpkı parmak izi gibi. Kişiye özel diyet listeleri diyetisyenler tarafından hazırlanmalıdır. Diyetisyenler aldıkları eğitimin gereği olarak beslenme programını kişiye göre ayarlayabilen, aynı zamanda zayıflama diyetlerini yeterli ve dengeli beslenme alışkanlığı sağlayabilecek şekilde düzenleyebilen kişilerdir.

Zayıflama diyetlerinde temel ilke, bir yandan alınan enerjinin sınırlandırılması ile besin gereksinimlerinin karşılanması, diğer yandan fiziksel aktivite ile enerji harcanmasının artırılmasıdır. Günlük enerji alımının kısıtlanması, obezitenin tedavisinde en uygun yöntemlerden birisidir. Ancak bu amaçla kontrolsüz olarak kullanılan ve kısa sürede hızlı ağırlık kaybını hedefleyen çok düşük kalorili ve bilimsel olmayan diyetler çeşitli komplikasyonlara neden olmaktadır.

Zayıflama programlarının, kişinin (yaş, cinsiyet, boy uzunluğu, vücut ağırlığı, fiziksel aktivite, beslenme alışkanlıkları vb) özelliklerine göre hesaplanmış oranda enerji ve besin öğeleri içermesi; yeterli ve dengeli beslenme alışkanlığı kazandırabilmesi ve yavaş ağırlık kaybı (0,5 - 1 kg / hafta) ile bireyin yeni beslenme programını yaşam tarzı haline getirmesini sağlayabilmesi gerekmektedir. Cerrahi müdahaleyi gerektiren durumlarda, aşırı kilolu bir hastanın anestezi riskini azaltmak amacıyla operasyon öncesi hekim ve diyetisyen işbirliği ile hızlı bir kilo kaybı (haftada 1,5 kg) programı uygulanması mümkündür. Unutulmamalıdır ki; ayda 6 kg üzerinde ağırlık kaybı metabolik olarak başka sağlık problemlerine zemin hazırlamaktadır. O nedenle kişi 20 senede aldığı kiloları 20 günde vermeye çalışmamalı, kendisini “heykeltraşlara” teslim etmemelidir. Danışanın, başvurduğu uzmanın diplomasını görmek istemesi en doğal hakkıdır.

Ağırlık kaybının geçmişine bakıldığında; midede hacim oluşturan posa tabletlerinin sindirim sisteminde tıkanmalara, kafein ve amfetaminlerin bağımlılığa, çok düşük kalorili diyetlerin ve sindirim sistemine yapılan cerrahi müdahalelerin besin öğesi yetersizliklerine, protein diyetlerinin böbrek ve kalp problemlerine, kalp yetmezliği sonucu ölümlere neden olduğu görülmektedir. 

“İsveç Diyeti, Bridget Jones Diyeti, Hollywood Diyeti, Beverly Hills Diyeti, Manken Diyeti, Lahana Çorbası Diyeti, Burçlara Göre Diyet, Sarı Kırmızı Diyet, Kan Grubu Diyeti, Amerikan Kalp Vakfı Diyeti, Atkins Diyeti, Acil Diyet, Son Şans Diyeti” ve daha yüzlerce garip isimli veya isimsiz diyet. Peki bu kadar çok diyet listesi ortalarda dolaşırken neden hala insanların kilo problemi var? Çünkü bu tip diyetlerin çoğu başlangıçta hızlı kilo kaybı sağlasa da, kısa bir süre sonra bu kilolar fazlasıyla geri alınmaktadır. Bu tip diyetler sağlığa zarar vermenin ve metabolizmanın bozulmasını sağlayarak ömrü kısaltmanın yanı sıra, kişinin “ben bu işi başaramıyorum” diyerek umutsuzluğa kapılmasına neden olmaktadır. 


1  2

1/2



  
>> SAYFA BAŞINA DÖN <<