ANASAYFA‹‹
KÜTÜPHANE‹‹


ANKET
Jinekoloğa 
 Şikayetim olursa giderim
 Kontrol için giderim
  
 
Ağrı Tedavisinde Girişimsel Yöntemler
 

Perkütan diskektomi
Günümüzde bel fıtığı tedavisinde cerrahi operasyonlar giderek daha da azalmaktadır. Teknolojinin gelişmesine paralel olarak ameliyat dışı girişimler ağırlık kazanmaktadır. Bu girişimler, özellikle ilaç tedavisi, istirahat ve fizik tedaviden yarar görmeyen hastalar için uygun seçeneklerdir.

Perkütan diskektomi olarak adlandırılan girişim, bu tedaviler içinde en başarılı sonuçları verenlerden biridir. Lokal anestezi altında ve hasta bir miktar sakinleştirilerek yapılır. Görüntüleme eşliğinde uygulanan işlem klasik cerrahi tedaviden çok daha basittir ve ameliyatın taşıdığı riskleri içermez.

Sık sorulan sorular
Ne tür ağrılar perkütan diskektomi ile tedavi edilir?
Disk fıtıklaşmasına bağlı olan, bel ve bacak ağrıları perkütan diskektomi yöntemiyle tedavi edilmektedir.

Perkütan diskektomi nasıl bir işlemdir?
Perkütan diskektomi aletiyle fıtıklaşarak sinirlere bası yapan ve bu şekilde ağrı oluşumuna neden olan disk bölümü tam olarak çıkarılır. Bu şekilde fıtığın iyileşmesi ve şikayetlerin tam olarak ortadan kalkması sağlanmış olur.

Hasta işlem sırasında ağrı duyar mı?
İşlem lokal anestezi altında yapılır. Ayrıca hasta herhangi bir rahatsızlık duymaması için sakinleştirilir (sedasyon). Perkütan diskektomi sırasında bisturi ya da başka bir kesici alet kullanılmaz. Bu gelişmiş teknoloji, basit bir enjeksiyona benzer şekilde sadece ufak bir iğne deliği gerektirir. Bu delikten ilerletilen aletle fıtıklaşan diske ulaşılır ve sinirlere bası yapan disk bölümü çıkarılır.

İşlem ne kadar sürer?
İşlem süresi genellikle 30-45 dakika kadardır.

İşlemin ne gibi yan etkileri vardır?
Perkütan diskektomi görüntüleme yöntemleri eşliğinde, yani müdahalenin yapıldığı diski görerek yapıldığı için ciddi bir yan etki içermez. İşlem, enfeksiyon oluşmasını engellemek için steril şartlarda, ameliyathane koşullarında ve tek kullanımlık malzeme ile yapılır.

İşlemden ne kadar süre sonra aktif yaşama dönülebilir?
İşlemden sonra yaklaşık 1 haftalık istirahatın ardından hasta normal günlük hayatına dönebilir.

Radyofrekans Termokoagülasyon
Radyofrekans termokoagülasyon (RF), radyofrekans enerjisi ile ısı oluşturularak sinir iletiminin kesilmesidir. Ağrı tedavisinde bu yöntem kullanılarak ağrı ileten sinir lifleri devre dışı bırakılır. Etki süresi ağrının tipine, başlangıç zamanına ve kişisel özelliklere göre birkaç aydan uzun yıllara kadar değişiklik gösterir. 
 
RF uygulamaları çeşitli ağrı tiplerinde kullanılabilir.
Modern bir RF aygıtı
Trigeminal nevralji, boyun-sırt-bel ağrıları, çeşitli kanser ağrıları RF tedavisinin en sık kullanıldığı durumlardır.

RF uygulamaları ameliyathane şartlarında, lokal anestezi ile gerçekleştirilir. İşlemde radyofrekans enerjisini ısıya dönüştüren özel bir aygıt ve yapılacak girişimin yerine göre değişen özel iğne-elektrot setleri kullanılır. Belirlenen sinire radyolojik görüntüleme kılavuzluğunda ulaşıldıktan sonra elektriksel uyarılar verilerek ve sizin cevabınız gözlenerek iğne-elektrodun yeri doğrulanır. Bundan sonra gereken dozda ve sürede enerji, kontrollü olarak bölgeye uygulanır ve birkaç milimetre çapında lezyon oluşturulur.

Girişim sırasında ağrı hissetmeyeceksiniz; sadece iğne-elektrot sisteminin yerleştirilmesi esnasında itilme ve yerin doğrulanması için verilen elektriksel uyarılar esnasında ağrıyan bölgenizde karıncalanma ve kaslarınızda atımlar hissedeceksiniz.

RF uygulamaları, yeterli donanım kullanılarak deneyimli hekimler tarafından uygun vakalarda kullanıldığında, kısa süreli (ortalama 30-45 dakika), girişimden kısa süre sonra normal aktiviteye dönülebilen, büyük doku hasarı oluşturmayan, riskleri sınırlı girişimlerdir.

RF en sık aşağıda belirtilen durumlarda uygulanır
Faset Eklem Denervasyonu                 
Bel fıtığına bağlı ağrılar
Trigeminal Nevralji

Epidural steroid enjeksiyonu
Epidural steroid enjeksiyonu, güçlü yangı giderici etkileri olan kortizon türü ilaçların omurga kanalı içine uygulanmasıdır. Dünyada 40 yıldan fazla  zamandan beri omurga kaynaklı çeşitli ağrıların tedavisinde kullanılan, iyi sonuçlar alınmasını sağlamasının yanı sıra yan etkileri minimal olan bir işlemdir.

Epidural enjeksiyonun genel amacı fıtık başlangıcı ya da fıtık olan disk bölgesindeki ödemi ortadan kaldırmak, disk çevresindeki yangıyı ve olası bir sinir kökü basısını azaltmaktır. Düşük riski ve önemli bir yan etki potansiyeli olmaması nedeniyle yaygın bir yöntemdir. Özellikle ilaç tedavisi, egzersiz ve fizik tedavi gibi konservatif yöntemlerle düzelme sağlanamayan disk kaynaklı bel, bacak, boyun ve kol ağrılarında tercih edilir. 
  
İşlemin uygulandığı hastaların büyük bölümünde ağrı tamamen yok olur. Ağrı ile birlikte görülen hissizlik, uyuşukluk, kas güçsüzlüğü gibi belirtilerde de önemli iyileşme görülür. Düzelme sağlanamayan az sayıdaki hastada ise işlem tekrarlanabilir. Genel kabul, işlemin bir kaç ay içinde 3 kez uygulanabileceğidir. 
 
İşlem lokal anestezi altında ve ayrıca hastaya sedasyon sağlayıcı ilaçlar verilerek yapılır. Hasta işlem sırasında ağrı duymaz.

Yan etkileri çok seyrektir. Sınırlı bir alana verilmesi ve sistemik yayılımının çok az olması nedeniyle steroide bağlı yan etkiler hemen hemen hiç görülmez. İşlem sonrasında bazı hastalarda, yatak istirahatı ve ağrı kesicilerle kontrol altına alınabilen, geçici baş ağrısı görülebilmektedir. Bu durumun görülme sıklığı yaklaşık binde birdir. Görüldüğü gibi epidural enjeksiyonun en sık görülen komplikasyonu bile oldukça seyrek olarak karşımıza çıkmaktadır. Enfeksiyon ise oldukça ender görülen ciddi bir yan etkidir. Önlemek için işlem tamamen steril koşullarda yapılmalıdır. İğnenin giriş yeri ve epidural boşluk radyolojik görüntüleme altında belirlendiğinden kanama, sinir hasarı gibi ciddi yan etkilere neredeyse hiç rastlanmamaktadır.

Uygulama sonrası bel ağrısı şikayetinde düzelme, işlem sonrası bir kaç günle iki hafta arası bir zamanda gerçekleşir. Düzelmenin işlem yapılır yapılmaz hemen gerçekleşmesi beklenmemelidir. İşlemin yapıldığı günün ertesi günü yatak istirahatı önerilir. Genellikle hastalar daha önce yapamadıkları bir çok zorlayıcı aktiviteyi yapabilir hale gelebilecek kadar düzelme gösterirler. Ancak kendilerini zorlamamaları konusunda uyarılmalıdırlar. İşlemden sonra doktor kontrolü altında ve fizyoterapist gözetiminde kontrollü olarak artan aktivitelerde bulunulmalıdır.


1  2

1/2



  
>> SAYFA BAŞINA DÖN <<