Haberler >> Güzellik ve Bakım
 
ANASAYFA‹‹
KÜTÜPHANE‹‹




ANKET
Uyku probleminiz var mı? 
 Uykum düzenlidir
 Az uyurum
 Çok uyurum
 Uykum düzensizdir
  

Cildinize Bahar Gelsin

Şimdi kışın yıpranan cildinizi bakım yaparak yeniden canlandırmanın tam zamanı!

Acıbadem Altunizade Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Ayşe Gül Erdoğan bahar mevsiminde cildi yenilemenin püf noktalarını anlattı, önemli önerilerde bulundu.

Her Gün Uygulayın

Günde iki kez temizleyin
Cilt bakımının birinci basamağı ve vazgeçilmez olanı, iyi bir cilt temizliği yapmak. Temizleyici ürünleri günde 2 kez düzenli olarak uygulamaya özen gösterin. Cilt tipinize göre (yağlı, kuru ve karma cilt) dermatoloğunuzun önereceği uygun temizleyicilerle cildiniz daha canlı, siyah noktalarından arınmış ve parlak görünecek. Aynı zamanda doğal tonikler de özellikle yağlı ciltlerin bakımında gözeneklerin daha iyi temizlenmesine yardımcı olur.
 
Nemlendirmeniz şart
Kışın kuruyan ve yıpranan cildinizi cilt tipinize uygun nemlendiricilerle canlandırın. Kullanacağınız ürünlerin hyaluronik asit, A, E, C vitaminleri, aloe vera veya shea yağı içermesine özen gösterin.

Güneşe çıkmadan önce korunun
Güneş koruyucular cildimizi zararlı ultraviyole ışınlarından koruyarak hem cilt yaşlanmasını önleyen, hem de cilt kanserlerinden korunmamızı sağlayan ürünler. Güneş koruyucu ürünleri sokağa çıkmadan 20-30 dakika önceden sürün ve 3 saat aralıklarla yenileyin. Koruyucunuzun en az 50 faktörlü olmasına da dikkat edin.

Düzenli Olarak Tüketin

Bol su
Günde en az 8 bardak su içerek vücudunuzu toksinlerden arındırıp, cildinizin daha nemli ve sağlıklı görünmesini sağlayın. Ancak unutmayın, kış şartlarında kuruyan ve kırışan cildinizin sıvı ihtiyacını saf sudan karşılamalısınız; çay, kahve veya meyve suları doğru seçenekler değil. Aşırı çay veya kahve tüketimi diüretik etki yaparak vücuttan daha çok su atılmasına neden olur.

Antioksidanlar
Serbest radikaller cilt kalınlığının azalmasına, kırışıklıklara, lekelere ve ciltte sarkmalara neden olur. Antioksidan maddeler ise bizi serbest radikallerin bu zararlı etkilerinden korur. Cilt dolaşımını artırır, cilt hücrelerinin büyümesini hızlandırır, güneşin zararlı etkilerini önlemeye yardımcı olur ve cildi yaşlanmaya karşı korur.

A vitamini
Dokuların bakımı ile onarımını sağlar ve yeni hücre oluşumuna katkıda bulunur. A vitamini karaciğer, süt, yumurta, kayısı, havuç, balkabağı, yeşil kabak, kara lahana, ıspanak ve kavunda bolca bulunur.

E vitamini
Serbest radikaller ile savaşarak yaşlanma sürecini geciktirir, cildi nemlendirir ve kırışıklık oluşumunu azaltarak cildin daha sıkı hale gelmesini sağlar. Ayçiçek çekirdeği, avokado, kuşkonmaz ve lahana E vitamininden zengin besinler arasında yer alır. Ara öğünlerde de günde mutlaka bir avuç tuzsuz ve kavrulmamış badem, ceviz ve fındık gibi kuruyemişleri tüketmeyi ihmal etmeyin. Bu yemişlerin E vitamininden zengin içerikleri cildinizin derinden nemlenmesine yardımcı olur ve sağlıklı bir ışıltı kazandırır.

C vitamini
Cildi güneş ışınlarının zararlı etkilerinden korur, cildin kollajen üretimini artırır, daha pürüzsüz ve canlı olmasını sağlar. C vitamininin bolca bulunduğu besinler arasında yer alan maydanoz, kivi, portakal, çilek, yeşil biber ve brokoliyi sofranızda düzenli olarak bulundurun.

Bu Alışkanlıklara Dikkat

Sigara kullanmayın
Sigara cildin kan dolaşımını bozar. Yenilenemeyen ve toksinlerden arınamayan ciltte de kuruluk ve kırışıklıklar oluşur.

Hareketsiz kalmayın
Spor cilde gelen kan akımını artırır ve böylece derinin beslenmesi artar, cildimiz canlanır. Spor ayrıca terleme yoluyla vücuttaki toksinlerin hızla atılmasına da yardımcı olur. Haftada en az 3 gün yapacağınız spor aktivasyonlarıyla cildiniz daha sıkı ve daha parlak görünecektir.

Bu Yöntemlerden Faydalanın

Profesyonel yardım alın
Cildinizde kalıcı çizgiler, lekelenmeler, tüylenmeler, çökmeler ve sarkmalar, damar genişlemeleri olmuşsa mutlaka dermatoloji uzmanına başvurmalısınız. Uzman doktorun yapacağı değerlendirmeler sonrasında size özel tedaviler belirlenecektir. Peeling, mezoterapi, PRP, botoks, dolgu ve lazer yöntemlerinden faydalanarak sağlıklı ve daha genç görünen canlı bir cilde sahip olabilirsiniz.

Peeling
Peeling kimyasal solüsyonlar sürülerek en üst ölü tabakasının soyulması ve cildin kendini yenilemesi işlemidir. Özellikle meyve asitli peeling ve enzim peeling uygulamalarında yoğun soyulma olmuyor ve günlük yaşama devam edilebiliyor. Dermatoloji Uzmanı Dr. Ayşe Gül Erdoğan peeling uygulaması sonrasında sağlıklı görünen, pürüzsüz ve parlak bir cilt tonu sağlandığını belirterek, “Ayrıca ölü tabakadan arınan ciltte kremler daha iyi emiliyor ve daha etkili sonuçlar elde edebiliyor. Peeling uygulamaları 1-2 hafta aralarla 6-7 seans şeklinde gerçekleştiriliyor” diyor.

Mezoterapi
Mezoterapi; vitamin, mineral, aminoasit ve ilaçların orta deri tabakasına verilme işlemidir. Yüz, boyun, el ve dekolte bölgelerine yapılan mezoterapiyle cilt yenileniyor, ince kırışıklıklar ve lekeler gideriliyor. Cilt canlanıyor, besleniyor ve daha parlak, daha sağlıklı görünüyor. 2-3 hafta aralıklarla, 3-5 seans uygulanması yeterli geliyor.

PRP
PRP yöntemi, yani trombositten zenginleştirilmiş plazma uygulaması, kişinin kendi kanından elde edilen trombosit adlı hücrelerin ve büyüme faktörü içeren zengin plazma sıvısının cildin orta ve alt tabakalarına küçük enjeksiyonlarla uygulanma işlemidir. Ciltteki dolaşım artıyor, kollajen ve hyaluronik asit üretimi tetikleniyor. İlk seanstan sonra ciltte canlılık, parlaklık ve dolgunluk görülüyor. PRP işlemi 2-4 hafta aralarla 3-6 seanslık kürler şeklinde uygulanıyor.

Botoks
Botox, clostridium botilinum adlı bakteriden elde edilen bir nörotoksin. Çok ince iğnelerle kas içi uygulanıyor ve toksin sayesinde kırışıklığa sebep olan kas kasılması geçici olarak durdurularak mimik çizgilerinin oluşumu engelleniyor. 10-15 dakika gibi kısa sürede uygulanan botoksun etkinliği 3-6 ay sürüyor.

Dolgu uygulamaları
Dolgu uygulamaları ciltteki çöküntüleri, hacim kayıplarını, kırışıklıkları deri altına ve kemik üstüne uygun maddeler ile enjekte ederek giderme yöntemidir. Genellikle son yıllarda hyaluronik asit içeren dolgu ürünleri kullanılıyor. Hyaluronik asit insan vücudunda doğal olarak bulunan bir madde. Zamanla vücudun hyaluronik asit üretme kapasitesi azalıyor. Bu eksikliği dolgu uygulamalarıyla tamamlanıyor. Dolgu maddeleriyle cildin su tutma kapasitesinin arttığını ve cildin nemlenmesi sayesinde cilt kalitesinin arttığını ifade eden Dermatoloji Uzmanı Dr. Ayşe Gül Erdoğan uygulanan ürüne ve uygulama yerine bağlı olarak değişebilmekle birlikte dolgu işleminin genellikle 6-12 ay etki gösterdiğini söylüyor.


[28.03.2017]


 
 
DİĞER HABERLER  
Burnunuzun Şeklini Hava Koşulları Belirliyor
Güzellik Uğruna Yapılan 7 Kusurlu Hareket
Rapunzel'i Kıskandırın
Göz Altı Morluklarından Kurtulmanın 7 Yolu
Makyajın Hayatımız Üzerideki Etkisi İnanılmaz!
Güneşlenmenin 8 Altın Kuralı
Göz Kalemi Kullanmanın İpuçları
Estetik Kaygılara Duygusal Suistimal Eklenirse!...