Haberler >> Sağlık ve Hastalıklar
 
ANASAYFA‹‹
KÜTÜPHANE‹‹




ANKET
TV'de en çok takip ettiğiniz program türü? 
 Haber / Tartışma
 Diziler
 Yarışmalar
 Filmler
 Kadın programları
 Evlilik programları
 Magazin
 Müzik / eğlence
 Söyleşi programları
 Belgeseller
 Kültür / Sanat / Moda
  

Fast-Food, Hemoroid Riskini Artırıyor

“Basur” olarak da isimlendirilen hemoroid hastalığı ile günümüzde daha sık karşılaşılıyor. Artık gençlerde de hemoroid sorunu görülüyor.
Bu artışın altında beslenme alışkanlıklarındaki değişimlerin yattığını belirten Medical Park Antalya Hastane Kompleksi Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Özer İlkgül, “Bu hastalığın artık genç yaşlarda bile görülmesinin en önemli sebebi, ev dışı beslenme alışkanlıklarıdır” dedi.
Hemoroid hastalığının oluşmasında tuvalet alışkanlığının en önemli faktör olduğunu belirten Doç. Dr. Özer İlkgül, “Hemoroid; damar yumağından oluşan bir dokudur. Bu damar yumağı, özellikle tuvalet eylemi esnasında şişerek genişler ve hava yastıkçığı gibi çalışır. Bu sayede anal bölgeye uygulanan travma azaltılır ve istemsiz dışkı kaçakları engellenir. Hemoroidin hastalık olarak nitelenmesi için hemoroid zemininde gelişen kanama, sarkma, akıntı ve ağrı şeklinde sorunlar bulunmalıdır” diye konuştu.

Tuvalet Alışkanlığı Hemoroidi İlerletiyor

Hemoroidin daha çok yaşlanmayla beraber hastalığa dönüştüğünü ve bu süreçte hemoroidi ilerleten en önemli faktörün tuvalet alışkanlığı olduğunu söyleyen Doç. Dr. İlkgül, “Tuvalet alışkanlığımızın başlıca belirleyicisi gıda tüketimidir. Günde 20 ila 30 gram lifli besin tüketen kişilerde, bu hastalığa yakalanma riskinin yüzde 50 oranında azaldığı gösterilmiştir. Herkes için en sağlıklı tuvalet alışkanlığı; her gün sabah saatlerinde yapılan tuvalettir. Bu sayede anal bölgede gün boyu basınç düşük kalır ve dolgunluk oluşmaz” dedi.

Lifli Gıdaların Masanızdan Eksik Etmeyin

Genelde ileri yaş hastalığı olarak bilinen hemoroidin görülme yaşının giderek düştüğünü ifade eden Doç. Dr. İlkgül, “Günümüz gençleri yoğun çalışma temposu ya da okul yaşantısı nedeniyle, dışarıda fast-food tarzı besleniyorlar. Ancak lifli gıdalardan yoksun beslenme hemoroidin ana nedenlerinden biridir. Bu nedenle gençlerin dışarıda beslenmeyi tercih etmeleri yerine ev ortamında beslenmeleri, bu sorunu ortadan kaldırılabilir” şeklinde konuştu.

Reçete Dışı Uygulamaları Denemeyin

Hemoroid ile ilgili bir diğer büyük sorunun reçete dışı madde uygulamaları olduğunun altını çizen Doç. Dr. İlkgül, “Üzülerek görüyoruz ki; bu maddelere olan ilgi reçetelerden çok daha fazla. Ancak burada sorun şu ki etki ve yan etki profilleri bilinmeyen, farkodinamik testlerden geçmeyen ruhsatlandırılmayan bu maddelere bağlı beklenmedik sorunlar gelişebilir. Bu nedenle tedavinizin, mutlaka hekim kontrolünde olması en doğrusu olacaktır” ifadelerini kullandı.

Genetik Bir Hastalık Değil

Hemoroid hastalığının genetik bir hastalık olmadığını belirten Doç. Dr. İlkgül, “Ortaya çıkış ve ilerleme sebepleri tamamıyla kişisel faktörlerle ilintili olan hemoroidler, iç ve dış hemoroid olarak ikiye ayrılır. Dış hemoroidler çoğu zaman sorun yaratmazlar. İç hemoroidler normal kişilerde görünmezler ve anal kanalın üzerinde yer alırlar. Görevleri gereği büyük tuvalet eylemi sırasında kanla dolarak şişer ve dışarı sarkarlar. Tuvalet eylemi sona erdiğinde ise sönerler” dedi.

Kabızlık Hemoroidi İlerletiyor

Kabızlığın ve hemoroid hastalığının birbiriyle ilişki halinde olduğunu vurgulayan Doç. Dr. İlkgül, “Gerçek anlamda kabızlık; haftada üç kereden az tuvalete çıkmak, tuvalette uzun süre zaman harcamak ve zorlanarak tuvalete çıkmaktır. Bu özelliklere sahip kişilerde; tuvalet eylemi uzun sürer. Eylem ne kadar uzun sürerse hemoroidler o kadar uzun süre şişer ve dışarı sarkar. Kabızlığın oluşturduğu tüm bu sorunlar hemoroid hastalığının gelişmesine neden olur” şeklinde konuştu.

Ağrıyan ve Sarkan Hemoroide Ameliyat Şart

Hemoroid hastalığının kesin çözümünün hastalığa geç yakalanmak ve tuvalet alışkanlığını düzenlemek olduğunu söyleyen Doç. Dr. İlkgül, “Hastalık ortaya çıktığında hekim kontrolünde olmak ve doğru yöntemleri seçmek gerekmektedir. Hemoroidler hekimler tarafından dört farklı dereceye ayrılır. Her evrenin yakınması ve tedavisi farklıdır. Kanayan hemoroidlerde ameliyat dışı basit yöntemler çoğu kez etkili olur. Ağrıyan ve sarkan hemoroidlerde ise ameliyat en etkin yöntemdir” dedi.

Ameliyat Sonrası Tekrarlayabilir

Ameliyat olduktan sonra hekimin uyguladığı yönteme göre hastalığın tekrarlayabileceğini belirten Doç. Dr. İlkgül, şöyle devam etti: “Normal bir erişkinde iç hemoroid sayısı üç adettir. Hekimler sıklıkla hastalıklı olan ve sorun yaratan hemoroidi çıkartır ve sağlıklı olan hemoroidleri yerinde bırakır. Yerinde bırakılan hemoroidler yeniden sorun yaratabilir. Hastalar ameliyattan çok, ameliyat sonrası dönemden korkar. Ameliyat sonrası en sık sorun ilk tuvalet eyleminin ağrılı olacağı endişesidir. Fakat uygun yöntem uygulandığında bu dönem sorunsuz yaşanabilmektedir.”


[10.05.2017]


 
 
DİĞER HABERLER  
Soğuk Hava Migreni Tetikler mi?
Yüksek Tansiyon Hastaları Uçak Yolculuğu Yapabilir mi?
Grip Ne Zaman Ölüme Neden Olur?
Baş Döndüren 10 Neden
Sıcaklıklar Azaldıkça Kalp Krizi Riski Artıyor
Kalp Krizinde İlk 2 Saat Kritik
KOAH’a Neden Olan 6 Risk Faktörü
Yaşlılarda Kafaya Alınan Darbe Daha Riskli