Haberler >> Gebelik ve Doğum
 
ANASAYFA‹‹
KÜTÜPHANE‹‹




ANKET
Evlendikten ne kadar süre sonra çocuk sahibi oldunuz / olmayı planlıyorsunuz? 
 1 yıl sonra
 2 yıl sonra
 3 yıl sonra
 4 yıl veya daha fazla...
 Çocuk düşünmüyoruz
  

Anne-Bebek Bağını Güçlendirmenin Yolları

Hem doğum sonrası depresyonla baş etmenizi hem de bebeğinizle sağlıklı bir duygusal bağ kurabilmenizi sağlayacak bu yöntemler çok işinize yarayacak.
Doğum sonrası depresyon yaklaşık 7 kadından birini etkiliyor ancak, 5 kadından biri semptomları hakkında sessiz kalıyor ve tedavi edilmediğinden haftalar hatta aylarca devam edebiliyor.
Doğum sonrası depresyonun tedavi edilebilir bir psikolojik bozukluk olduğunu belirten Uzman Klinik Psikolog ve Hipnoz Uzmanı Mehmet Başkak, önemli bilgiler verdi.

Bebeğinizle Güvenli Bir Bağ Oluşturun

Güvenli bir bağ, çocuğunuzun maddi veya duygusal ihtiyaçlarını karşıladığınızda (onları yerden kaldırdığınızda, onları yatıştırdığınızda ve ağladıklarında onları rahatlattığınızda) zamanla oluşur. Güvenilir kaynak olmak çocuğunuzun kendi duygu ve davranışlarını nasıl yöneteceğini öğrenmesine olanak tanır ve bu da bilişsel gelişimlerini güçlendirmeye yardımcı olur.
Doğum sonrası depresyon, duygusal bağlanmayı zorlaştırabilir. Bu da hem bebeğinize hem de kendinize bakma yeteneğinizi engeller. Ebeveynle güvenli, güçlü bir bağ kuramayan çocukların davranışsal ve eğitsel problem yaşama olasılığı da artar.
Bebeğinizle bağ kurmayı öğrenmek hem size hem de çocuğunuza faydalıdır. Bebeğinizle olan yakın temas, oksitosin, "aşk" veya "sevgi” hormonu salımı sağlar. Oksitosin düzeyindeki artış, kendinizi daha mutlu, daha bakımlı ve başkalarının duygularına duyarlı hissetmenize ve bebeğinizin sözsüz ipuçlarını daha kolay tanımanıza yardımcı olur.

Neler Yapabilirsiniz?

Cilt Teması: Çocuğunuzu emzirerek ya da biberonla besliyor olsanız bile cildinizin onunkiyle temas halinde olmasını sağlayın. Cilt teması hem sizin rahatlamanızı hem de bebeğinizin rahatlamasını sağlar; aranızdaki bağı geliştirilir. Cilt temasının ilave faydaları arasında, uzun süre uyku ve uyanıklık dönemleri, soğuk stresin azalması, kilo alımının iyileşmesi, beyin gelişiminin iyileşmesi, ağlamanın azalması ve hastaneden daha erken çıkmak sayılabilir.

Bebek Masajı: Dokunma, çocuğunuzun gelişiminin önemli bir parçasıdır ve bağlanma sürecini desteklemeye yardımcı olur. Bebek masajının, doğum sonrası depresyonu olan annelerde semptom şiddetini azalttığı gözlenmiştir.

Gülümseme: Bebeğiniz büyük olasılıkla refleks gülümsemesini kaybedecek ve size 6 ila 12 haftalık bir süre içerisinde ilk gerçek gülümsemesini verecektir. Araştırmalar, bir anne bebeğini gülümsediğini gördüğünde beyninin ödülle ilişkili olduğu alanların aydınlandığını bulmuştur.
Bebeğinizi yüzünüzden yaklaşık 8-12 cm uzakta tutun (böylece sizi görebilirler) ve onlara geniş bir gülümseme verin. Bu gülümsemeyi pekiştirmek için mutlu bir tonda onlara sıcak bir "merhaba" sunun.

Şarkı Söylemek: Tempoya, anahtara, sesinizin güzelliğine bağlı olmaksızın bebeğinize şarkı söylemek pek çok avantaja sahiptir. Çocuğunuzun şarkıyla etkileşim kurması, onlara bir kitap okumak veya oyuncaklarla oynayarak onların dikkatini çekmeniz kadar etkilidir. Söylediğiniz şarkıyı dinlemeleri, kaydedilmiş bir şarkıyı dinlemelerinden kat be kat daha iyidir.
Bebeğinize şarkı söylemek, onlara dikkatini çekerek ihtiyaç duydukları duyu uyarılmalarını sağlamakla kalmaz aynı zamanda sizi ebeveyn olarak güçlendirerek depresyonla ilgili olumsuz düşüncelerden kurtulmanızı sağlar.

Kendinize İyi Bakın

Kendinize iyi bakmak doğum sonrası depresyonun hafifletilmesi veya önlenmesinin en iyi yollarından biridir. Basit yaşam tarzı seçimleri sağlığınızı ve ruh halinizi geliştirebilir ve kendinizi daha iyi hissetmenize yardımcı olur.

Omega 3: Somon gibi yağlı balıklarda bulunan omega 3 bakımından zengin yiyeceklerin tüketilmesi doğum sonrası depresyon riskini azaltabilir. Hatta doğum sonrası depresyon için potansiyel bir alternatif tedavi olabilir.

Şekerleme: "Bebeğin uyurken uyu" ifadesi, yeni ebeveynlere tavsiyelerde bulunanlar tarafından genellikle kullanılan bir deyimdir. Bu deyim ebeveynlerin genellikle kulak asmadığı türden bir deyimdir. Sonuçta yeni doğan bir bebekle uğraşırken, hemen herhangi bir anda uyumak oldukça zordur.
Doğum sonrası depresyon ile yaşayan kadınlar genellikle uykusuzluktan şikayet ederler. Dahası, uyku kaliteleri ne kadar düşükse depresyon da o kadar şiddetlidir.
Siz uyurken bebeğinize bakabilecek aile veya arkadaşlarınız varsa, yardımlarını mutlaka listeye eklemeyi unutmayın.

Günışığına Çıkın: Güneş ışığına ve temiz havaya maruz kalmanız modunuzu önemli ölçüde artıracaktır. Her gün en az 10-15 dakika boyunca dışarı çıkmayı hedefleyin.

Kendinizi Şımartın: Annelik görevinize biraz mola vererek kendinizi şımartmak için küçük adımlar atın. Favori şovunuzu takip edin, köpük banyosu yapın ya da yatıştırıcı kokulu mumlar yakın.

Yavaşça Rutinli Egzersizler Yapın

Doğum sonrası depresyon döneminde egzersiz yapmak, depresyon semptomlarını hafifletmenin yanı sıra daha iyi bir psikolojik refaha ulaşmak için verimli bir yoldur. Egzersiz, abdominal kasları güçlendirmeye yardımcı olur, stresi azaltır, daha iyi uyku sağlar ve enerjinizi artırır.
Sağlıklı vajinal bir doğum yaptıysanız doğumdan birkaç gün sonra hafif tempoda egzersizlere başlayabilirsiniz. Komplikasyonlarınız veya sezaryen doğumlarınız varsa, ne zaman egzersiz yapmaya başlayabileceğiniz konusunda doktorunuza danışın.
Yürüme iyi bir başlangıçtır. Ayrıca yürürken bebeğinizi yanınızda taşıma imkanınız da vardır. Günde yaklaşık 20-30 dakika aktif olmayı hedefleyin. 10 dakika boyunca bile egzersiz yapmanız vücudunuza faydalı olur.
Bir spor salonuna gitmek ilginizi çekmiyorsa eğer o zaman evinizdeki konfor ve mahremiyet içerisinde yapabileceğiniz birkaç fitness DVD'si ve çevrimiçi fitness programını deneyebilirsiniz.

Bir Destek Ağı Oluşturun

Ülkemizde hala anneanne-babaanne desteği imkanlarının mevcut olması bebeğin sorumluluğunu büyüklerle ya da eşle paylaşma olasılıklarımızı çoğaltıyor. Bu desteği en azından kritik dönemlerde sağlamak çok önemli olabilir.
Bazı insanlar komşuları, iş arkadaşları veya ebeveynlik grupları veya anne ve baba sınıflarında tanıştıkları bir kaç kişiyle aralarında güven ve dostluk ilişkileri kurabiliyorlar. Annelikte benzer bir geçiş yaşayan diğer kadınları arayın. Başkalarının aynı hisleri, endişeleri ve güvensizlikleri paylaştıklarını duymak sizi rahatlatabilir.

Öncelikli Tedavi; Psikoterapi

Kendi kendinize yardım etmeyi denediniz, yaşam tarzı değişikliği yaptınız veya destek aldığınız halde de iyileşme yaşamadıysanız, mutlaka bir klinik psikoloğa ya da psikiyatra müracaat edin. Tercih edilecek öncelikli tedavi yönteminin psikoterapi olduğunu hatırlayın ve mecbur kalmadıkça ve doktorunuz şart görmedikçe, öncelikle psikoterapiyi tercih edin.
Depresyonunuz şiddetli veya diğer tedaviler belirtilerinizi iyileştirmediğinde antidepresanlar önerilebilir. Emzirme dönemindeyseniz eğer ilaçlarınızı reçete ederken doktorunuz bunu hesaba katacaktır.
Unutmayın, doğum sonrası görülen depresyonda kimsenin suçu yoktur. Bu tedavi gerektiren tıbbi bir durumdur.


[16.11.2017]


 
 
DİĞER HABERLER  
Düşük riskinde erken tanı şansı!
Miyomlar Kısırlığa Neden Olabilir!
Hamilelere 6 Kış Tavsiyesi
Yeni Nesil Giderek Kısırlaşıyor
Hamilelikteki Uyku Sorunlarına Çözümler
Diyabete Gebe Kalmayın
Anne-Bebek Bağını Güçlendirmenin Yolları
Lohusalık Depresyonuna Karşı 8 Önlem